İnsan aşık olduğunda işe önce kendini kandırmakla başlar, sonra da başkalarını kandırır.
Sizin rüyanızın bittiği noktada benimki başlıyor.
İnsanların kalplerinde fazla gerginlik, fazla öfke, fazla intikam hırsı var. Kalplerimize bakıyoruz ve orada ne buluyoruz? Zamanın en fazla hafiflettiği ama için için yanmaya devam eden öfke.
Hem sonra kıskanmak hem kendini, hem de onu küçük düşürmek demektir.
“O kadar küçücük yaratıklardır ki sen çok yakından bakmazsan bir karıncayı göremezsin.”
Düşünce denen şeyi kovmuştu kafasından; acı veriyordu düşünceleri ona.
Yüzünü hep geleceğe döndü, geçmişle kavga etmedi.
Bir kitap! Ve düşünce, kafamda bir şimşek gibi çaktı: Çal o kitabı! Belki de başarırsın ve hücrende saklarsın, sonra da okursun, okursun, okursun, sonunda tekrar okuyabilirsin!
“Aklımız öyle savaştı ki yüreğimizle...”
İnsanın bir kapının kapandığını anlaması için çarptığını duymasına ihtiyacı yoktur.
Dünya genelinde işlenen şiddet vakalarının neredeyse yüzde doksanı erkekler tarafından işleniyor. Yüzde doksan...." Peki neden?
"Sevmekten vazgeçtiğimiz insanların duygularında her zaman bize gülünç gelen bir şeyler vardır."
Aşağılık birinin yaptığı şerefsizlik yüzünden değerinden bir şey yitirmiş değilsin.
İçindeki güzelliği görmeyi öğrendim.
İnsanlar büyük süratle hareket ediyorlar. Hatta eskisinden daha hızlı ve yüksek sesle konuşuyorlar.