Bu romanın merkezinde Tanabay adlı yaşlı bir çoban ve onun atı Gülsarı vardır. Roman aslında bir insan ile bir atın hikâyesi gibi görünür. Ama gerçekte bu eser: Sovyet düzeninin eleştirisi insan özgürlüğü zamanın geçişi üzerine yazılmış derin...
"Insan nasihatle düzelmezse, musibetle düzelir. Kimse kimseden üstün değildir Dikkat edin; hak sizi hür yaşatmısken hirs sizi kül etmesin.
Bir kış günü çöllerde nilüferler açarsa Denizde kuşlar yüzer, gökte balık uçarsa Menekşelerin boyu sarmaşığı aşarsa Belki o zaman seni sevmekten vazgeçerim. Kutuplarda topraklar susuz kalır çatlarsa Okyanuslar kurur da sahra'yı sel basarsa Güneş...
Nasılım bilmiyorum... ama bir şeyler eksik. bir şeyler içimde suskun. bir şeyler artık ben değil...🥀
Bazen insan en büyük acılarını en sessiz şekilde taşır. Kimse bilmez, kimse görmez ama her adımda biraz daha ağırlaşır o yük...😔😔
“18 Mart bir bitiş değil, bir milletin şahlanışıdır! Atatürk’ün izinde, Çanakkale ruhuyla, ilelebet...” 🇹🇷
“Bir gecede yaşlandım Sözlerim bile büyüdü benden önce.” • Bir Gecede – Cahit Sıtkı Tarancı
Amen der gibi, ama bu bir dua değil… Yaptıklarını kutsar gibi, aslında kendini yok ediyorsun Yükseliyorsun… sonra düşüyorsun Ve yine aynısını istiyorsun Gece, ışıklar, hızlı hayat Her şey parlak ama içi boş İçindeki boşluğu doldurmak için bir şeylere sarılıyorsun Ama o şey seni daha da boş bırakıyor Kendinden kaçıyorsun Aynaya bakmak istemiyorsun Hissetmemek için daha fazlasını istiyorsun Ama hissetmemen bile bir his oluyor artık “Amen” diyorsun bu hayata Sanki bu döngüye teslim olmuşsun Yükseliş → çöküş → tekrar Ve çıkış yok gibi İçten içe biliyorsun bunun sonu iyi değil Ama bırakmak da istemiyorsun Çünkü o kısa anlık “iyi his” her şeye değiyormuş gibi geliyor