📍29 Ocak 2026
Hiçbir zararın dokunmadığı hâlde sana karşı çirkinleşen insanları tanıyacaksın.
Çünkü hayatta bazı insanlar vardır; onlara tek bir kötülüğün dokunmamıştır ama yine de sana karşı sert, kırıcı ve hatta acımasız olurlar. Bu durum çoğu...
📍29 Ocak 2026
Hiçbir zararın dokunmadığı hâlde sana karşı çirkinleşen insanları tanıyacaksın.
Çünkü hayatta bazı insanlar vardır; onlara tek bir kötülüğün dokunmamıştır ama yine de sana karşı sert, kırıcı ve hatta acımasız olurlar. Bu durum çoğu zaman insanın kafasını karıştırır: “Ben ne yaptım?” diye sorarsın. Oysa cevap sende değil, onların içindedir.
Onlar, kendilerinde olmasını isteyip bir türlü olduramadıkları iyi şeyleri sende görmeyi hazmedemeyenlerdir. Başarını, duruşunu, kalbini, cesaretini ya da sessiz gücünü kendilerine ayna gibi tutan insanlardır. Sen bir şey yapmadan, sadece var olarak bile onları rahatsız edebilirsin. Çünkü sen, onların olmak isteyip olamadığı ihtimali temsil edersin.
Bu insanlar çoğu zaman açık açık kıskançlıklarını söylemez. Bunun yerine küçümserler, alay ederler, laf sokarlar ya da seni suçlu hissettirmeye çalışırlar. İçlerinde büyüyen eksiklik duygusunu, sana çirkinleşerek bastırmaya çalışırlar. Çünkü kendileriyle yüzleşmek, seni incitmekten daha zordur.
Asıl acı olan şudur: Bu çirkinlik sen ne kadar iyi olursan ol, değişmez. Daha sessiz olsan da, daha anlayışlı olsan da, daha az parlasan da… Çünkü mesele senin davranışların değil, onların içindeki eksikliktir. Senin ışığın onların karanlığını daha görünür kılar.
İşte bu yüzden böyle insanları tanımak bir kırılma değil, bir uyanıştır. Herkese kendini anlatmak zorunda olmadığını öğrenirsin. Her çirkinliğin bir açıklaması, her açıklamanın da bir muhatabı olmadığını fark edersin. Ve en önemlisi, başkasının iç savaşı yüzünden kendini suçlamamayı öğrenirsin.
Unutma:
İnsanlar genelde seni değil, sende göremedikleri kendilerini incitir.
Ve sen, başkasının eksikliğini tamamlamak zorunda değilsin
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!