Geri
Beyaz Geceler - Hasan Ali Yücel Klasikleri

Beyaz Geceler - Hasan Ali Yücel Klasikleri

Beyaz Geceler - Hasan Ali Yücel Klasikleri

5.0
PUAN
1
İNCELEME
5
ALINTI
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881): İlk romanı İnsancıklar 1846'da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Byelinski bu eser üzerine Dostoyevski'den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Ancak daha sonra yayımlanan eserleri çağımızda edebiyat klasikleri arasında yer alsa da o dönemde fazla ilgi görmedi. Yazar 1849'da I. Nikolay'ın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Sibirya sürgününden sonra yazdığı romanlarla tekrar eski ününe kavuştu. Bu kitapta sürgünden bir yıl önce yazdığı ve en tanınmış eserlerinden biri olan Beyaz Geceler'in yanı sıra hepsi 1848 yılına ait Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca, Noel Ağacı ve Nikâh, Haysiyetli Hırsız, Yufka Yürekli öyküleri de yer almaktadır. (Tanıtım Bülteninden)  
_derya
_derya 03.01.2026 10:12
5/5
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin Beyaz Geceler adlı eseri, insan ruhunun en kırılgan hâllerini büyük bir sadelikle anlatır. Dostoyevski, henüz 27 yaşındayken kaleme aldığı bu uzun öyküde yalnızlığı, umudu ve hayal kurmanın incelikli ağırlığını merkezine alır.
“Ben hayalperestim.”
Bu tek cümle, ismini hiç öğrenemediğimiz anlatıcıyı bütünüyle tanımlar. O, gerçek hayattan çok hayallerde yaşayan; insanlarla değil, duygularıyla yakınlık kuran biridir.
Beyaz geceleriyle ünlü St. Petersburg, eserde yalnızca bir arka plan değildir. Gecenin tam kararmadığı, zamanın belirsizleştiği bu şehir, Hayalperest’in iç dünyasının yansımasına dönüşür. Sokaklar, köprüler ve sessizlik; onun yalnızlığına eşlik eder.
“Hayaller de yaşanmış bir hayat sayılmaz mı?”
Nastenka ile yaşanan kısa yakınlık, şehri ve hayatı bir anlığına aydınlatır. Ancak bu aydınlık kalıcı değildir. Dostoyevski, mutluluğun geçiciliğini ve insanın kendi iç yalnızlığına geri dönüşünü büyük bir incelikle anlatır.
Beyaz Geceler, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; insanın kendisiyle, hayalleriyle ve yaşadığı şehirle kurduğu derin ilişkinin unutulmaz bir anlatımıdır.
Detaylı İnceleme

Dostluğa hazırım, işte elim…
Ama lütfen bana aşık olmayın!

Şehirden uzaklaşıp doğanın koynuna atılır atılmaz, kendimi hep mutlu hissederim.

Gülüyor musunuz? Hoş, ben de sizi eğlendirmek için konuşuyorum ya…

Böylesine güzel bir gökyüzü altında gerçekten kötü insanlar, huysuz ve güvenilmez insanlar nasıl var olabilir?

Bir gün gelir, insanın tek sahip olduğu şey vicdanı olur