Bir duruşu olmalı insanın ; Bir bakışı, Bir anlayışı, Bir aşkı , Bir davası olmalı.
Gönderiler
Dedi ki: Sen şairsin, elindeki taş nedir? Dedim ki: Şair aşka boyun eğer, zulme değil.
Soğuk söz duymuş gönül , kırk yaz görse ısınmazmış.
Zaman ve Mekanlar değişmesine rağmen, değişmeyen birşey vardı. Dünde bugünde Kızıyor, Özlüyor, Seviyordum... AYZ
Gururun pusu kurduğu bir Şubat gecesinde, gitmenin gerçeği soğuk ve keskindi. AYZ
Söyle bana kalbimin hüznü, Terketmeyen sevdan, Öksüz bırakmayan özlemin, Her tarafımı kuşatan Bu çıldırtan sessizliğin ve Bu uykusuz gecelerin göz yaşları, kimin eseri Söyle bana. Söyle bana. AYZ
Bazı şeyler insanın elinde değil.Bir toprak ne kadar sevilsede tutmaz ya da saksı doğru yerde değildir, insan sadece elinden geleni yapar.
Hasretimin Öznesi; Özlemek kelimesi Yedi harfli idi, Yani kısa yazılırdı. Peki tesiri ? Tesiri mi? Gel gör ki Seni özlemek , Beni ne eyledi. AYZ
Gecenin karanlığından Sabahın tanyerine kadar, Zaman değişti, Mekan değişti, İnsanlar değişti, Deniz değişti. Ama Sevgili Özlemim Değişmedi herşey ,mesala Seni düşünmek Seni özlemek Seni sevmek Seni beklemek gibi. (Sabah 7...
Ruhumun aynasında seni gördüm. Kalbimi, kalbini bulmuş olmanın coşkusu sardı. Aşkım, sevdam, sevgim muradına vardı. Çünkü Sen yıllarca beklenen o "yar"dın. AYZ
Balkonumdaki çiçekler için mevsim sonbahar idi, Gönül bahçemde ki sen için mevsimler hep ilkbahar idi. AYZ
Bir bakış ki, Uğrunda kılıçlar çekildi. Bir duruş ki, Karşısında sultanlar el pençe hazırdı. AYZ
Dışarda kar taneleri birbirine çarpmadan inerken; geçen günler ve hayalini kurduğum ama şimdi çok uzakta olan günlerin hüznü beni bir noktaya sabitlemişti... Dolan gözlerimin, Lal olan dilimin, Sızlayan kalbimin Şifane-i yeganesi sen idin...