Herkes ellerimin buz gibi olduğunu söylüyor, eldiven takmadığım için bana kızıyorlar. Oysa bilmiyorlar; eldiven takınca ellerim daha çok üşüyor, görüyorum. Çünkü bazı üşümeler fiziksel değildir; rüzgardan veya kardan gelmez. Bazı üşümeler tam şurada, insanın göğüs kafesinin ortasında başlar ve parmak uçlarına kadar yayılır.
Dışarıdan bakanlar için çözüm basit: Bir çift yün eldiven. Ama benim için mesele ısı farkı değil, temas eksikliği. İnsan, ruhunu ısıtan birinin elini tutmadığı sürece, dünyanın tüm kat kat giysileri nafile kalıyor. Sen o elleri tutmadıktan sonra, eldivenler sadece birer hapishane gibi geliyor bana; soğuğu kesiyor belki ama o beklediğim sıcaklığın gelmesine de engel oluyor.
Anlamıyorlar... Bir elin ısınması için sadece bir kumaş parçasına değil, bir aidiyet hissine ihtiyacı vardır.
Mavi Defter'imin ilk sayfasına şu notu düşmek istedim: Sizin de ne yaparsanız yapın ısınmayan yanlarınız var mı? Yoksa siz de kalabalıklar içinde eldivenleriyle üşüyenlerden misiniz?
Yorumlar (1)
Yorum yapmak için giriş yapın