Blog'a Geri Dön

Hafızanın En Garip Oyunu

Biri hayatından çıktığında sanıyorsun ki her şeyiyle zihnine kazınacak. Ama öyle olmuyormuş.

 

Zamanla o çok sevdiğin ses siliniyor önce; kulaklarından uçup gidiyor. Sonra yüzü puslanıyor, fotoğraflara bakmazsan hatları seçemez oluyorsun.

 

Reklam

 En son giysilerini hatırlıyorsun; "şöyle bir kazağı vardı" diyorsun, o kadar.

Ama koku... O başka bir dünya.

Koku, hafızanın en sadık, en inatçı parçası. 

 

Aradan on yıl da geçse, hiç beklemediğin bir sokak köşesinde ya da kalabalık bir otobüste o kokuyu aldığın an, dünya bir saniyeliğine duruyor. O koku burnuna değdiği an, sadece bir anıyı hatırlamıyorsun; o anı resmen tekrar yaşıyorsun. Göğsündeki o eski sızı uyanıyor, o kişinin elinin sıcaklığını teninde hissediyorsun.

 

Reklam

Ses biter, yüz solar, giysiler eskir ama o koku... O koku seni bir anda savunmasız bırakıp o insanın kucağına geri fırlatır. Kaçamazsın.

Çünkü insan her şeyi unutur da, ruhuna sinmiş bir kokuyu asla sürgün edemez.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Onay

Kifidia'yı İndirin

Daha hızlı erişim için uygulamayı cihazınıza indirin.

Nasıl İndirilir?